reklam
Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 108.489
DOLAR 3,6697
EURO 4,3274
--
ALTIN 151,13

Alâettin Bahçekapılı yazdı: Gürcistan gezimizde Kutaisi’de iki dini yapıt136 defa okundu

, kategorisinde, 06 Eki 2017 - 12:10 tarihinde yayınlandı
Alâettin Bahçekapılı yazdı: Gürcistan gezimizde Kutaisi’de iki dini yapıt
reklam

Bu yazıda, Gürcistan’ın Tiflis ve Batum’dan sonra gelen 3. büyük kenti Kutaisi’nin ünlü tarihsel yapıtlarından Geladi Manastırı’nı ve Bagradi Katedrali’ni tanıtmaya, gezdirmeye çalışacağım sizlere. Geçen ayki yazımda kentin içinde attığımız turda gördüklerimi, fotoğrafladıklarımı aktarmıştım. Bir de doğa harikası, 20 km uzunluğundaki Prometheus Mağarası’nın atmosferini yansıtmaya çalışmıştım.

Bagrati Katedrali ve Gelati Manastırı Kutaisi’ye gelen turistlerin ilk uğradıkları yerler. UNESCO tarafından Dünya Mirası Koruyucu Listesi’ne alınan bu iki tarihsel yapıt gördükleri ilgiyi hak ediyorlar doğrusu.

Gelati Manastırı, Kutaisi yakınlarındaki Chalcitela nehrinin aktığı vadinin üst kısmındaki ormanlık alanda kurulmuş. Gelati Meryemana Manastırı adıyla da anılır. Yüksek bir taş duvarla çevrelenmiş olan manastır, ortadaki ana kilise (Katholikon) çevresinde iki küçük kilise, bir çan kulesi, akademi binası ve rahiplerin ikametgâhına ayrılmış yapılardan oluşur.

Gelati Manastırı’nın yapımına “İnşa edici” (Builder) lakabı ile anılan Kral IV. David (1089–1125) tarafından 1106 yılında başlanmış; 1130 yılında David’in oğlu Kral Demetrius (1125–1156) tarafından tamamlanmış.

Kısa sürede politik ve kültürel bir merkez haline gelen Gelati Manastırı aynı zamanda birçok Gürcü kralının gömü yeri olmuştur. Hatta Kral Vahtang Gorgasal’ın mezarının da bu manastırda olduğuna inanılır.

Manastıra 13. yüzyılın sonu 14. yüzyılın başlarında yeni binalar eklenir. 1510 yılındaki bir yangında zarar gören ana kilise, 16. yüzyılın ilk yarısında onarılır. Manastır 18 yüzyıla kadar Batı Gürcistan’ın Katholikos merkezi olarak önemini korur.

Manastır 1994’te UNESCO tarafından dünya kültür mirası listesine alınmıştır.

Meryemana’ya adanmış olan manastırın ana kilisesi haç planlıdır. Yapıya giriş kuzey, güney ve batı haç kollarının duvarlarındaki kapılardan sağlanır.

Kare planlı orta mekân yüksek kasnaklı bir kubbe ile örtülüdür. Merkezi mekân dört yönde, haç kollarıyla genişletilmiştir. Doğuda apsis ve iki yanında birer oda bulunur. Ana apsis ve odalardaki yan apsisler dışa taşkın yapılmıştır. 13. yüzyıl içinde kilisenin batısına bir narteks, kuzey ve güneyine birer giriş mekânı ile toplam üç şapel eklenmiştir

Kilisenin apsis kubbesi, 1125–1130 yılları arasında yapılmış olan mozaik tekniğinde süslemelerle bezenmiştir. Mozaikte altın yaldızlı bir zemin üzerinde ortada Meryem ve İsa; iki yanda birer başmelek gösterilmiştir. Çok kaliteli bir işçilik gösteren ve bu bölgede başka bir eşi bulunmayan mozaik Bizans mozaikleri ile teknik ve üslup bakımından büyük benzerlik gösterir.

Manastırın ana kilisesinin duvarları 12. yüzyıldan 18. yüzyılla kadar değişik dönemlerde, fresko tekniğindeki duvar resimleri ile bezenmiştir. Resimler çoğunlukla İncil konuludur.

Katholikon’un doğusunda St. George’ye adanan kilise; batısında St. Nicholas’a adanan kilise bulunur. St. George Kilisesi Katholikon ile aynı plan tipinde inşa edilmiştir. Kilisenin içi tamamen fresko tekniğinde yapılmış, İncil konulu duvar resimleri ile bezenmiştir.

İki katlı olan St. Nicholas Kilisesi’nin alt katı serbest desteklere oturan kemerlerle dışa açılır. Kubbeyle örtülü olan üst kat kare planlıdır. St. Nicholas Kilisesi’nin kuzeyinde iki katlı çan kulesi inşa edilmiştir. Çan kulesinin alt katında manastırın su ihtiyacını karşılayan su kaynağı bulunur.

Katholikon’un batısında kuzey güney doğrultusunda akademi binası uzanır. Günümüzde örtü sistemi tamamen yıkık olan akademide yüzyıllar boyunca çok sayıda din adamı yetişmiştir.

Yerel rehberimiz Nikita Zura Depauji, yazılı kaynaklarda herkesin ulaşabileceği yukarıda aktardığım bilgileri kendi yorumunu da ekleyerek özetliyor:

“Biz şu anda Geladi Manastırındayız, Gürcistanın önemli manastırlarından biri. 1102‘den sonra 30 yılda yapıldı. Mimarı bakımından çok ünlü. Manastırla birlikte Akademi de vardı. Yazarlar, hekimler, siyasetçiler Geladi Akademisi’ne gelip ders alırlardı. Manastırda çok ünlü el yazması kitap kütüphanesi vardı, ayrıca buradakiler Latinceden, İspanyolcadan, İtalyancadan çeviriler yapıyor ve kütüphaneyi zenginleştiriyorlardı. Şu anda kitaplar Tiflis’te müzede korunuyor. Bölgenin ikinci kral taç giyme töreni Geladi’de yapılıyordu. Manastırda 23 kralın mezarı bulunmakta. Ortodoks devletler arasında Geladi Manastırı çok ünlü, çünkü eski Hristiyan azizlerin iskeletleri burada. Burası onlar için bir haç yeri. En büyük azizlerin mozaikleri de bu manastırda: Hz. Meryem ve iki zencinin 2 milyon küçük taştan yapılmış mozaiği de burada. Bugün Geladi Manastırı UNESCO’nun Kültürel Miras Listesi Koruması altında. Şu anda restorasyon var. Manastır içerisinde sessiz olunması gerekiyor. Hâlâ ayin yapılan anlar var. Manastır Kafkas dağlarından getirilen taşlarla inşa edilmiş, o zamanın teknik ve mali olanaklarına göre birçok fresk boyalarla yapılmış; şimdi bunlar restore edilerek canlandırılıyor.

Tarihçilerin mezarını bilmediği Kraliçe Tamara’nın da mezarının burada olduğu sanılıyor. Çünkü eskiden kral ve kraliçe mezarları manastırlara gömülüyordu; sonra altarlar yapılınca oraya nakledildi ve mezarlar boş kaldı. Tamara’nın mezarı da Geladi’de, ancak boş… Şu anda Gürcistan’da 5 ayrı kilisede Kraliçe Tamara’nın resmi var…

Geladi Manastırı 600 yıl kadar kullanılmış, o zamanlar Tamara’nın mezarı buradaymış, el yazması 23 kaynakta böyle ifadeler var. Zaten Manastıra orada gömülü olan kral ve kraliçelerin resimleri yapılıyordu; Tamara’nın resmi olduğuna göre, mezarının da burada olduğunu kabul etmek gerekiyor.”

 

Bagrati Kadetrali

 

Gürcistan’ın batısında yer alan ülkenin ikinci büyük kenti Kutaisi hiç şüphesiz sanayideki gelişmişliği yanında ünlü Bagrati Katedrali ve biraz uzağındaki Gelati Manastırı ile de anılmaktadır. Katedral ve manastır, Orta Çağ mimarisinin Gürcistan’daki gelişimini temsil etmektedir.

Birleşik Gürcistan’ın ilk kralı III. Bagrat’ın adını alan Bagrati Katedrali’nin yapımına 10. yüzyıl sonlarında başlanmış ve katedral 11. yüzyılın ilk yıllarında tamamlanmıştır. 1691 yılında Osmanlı bölgeye egemen olduğunda, katedral uzun yıllar harabe olarak kalmış, restorasyon çalışmaları ancak 1952 yılında başlamıştır. 1994 yılında Dünya Kültür Mirası ilan edilmesiyle birlikte restorasyon çalışmaları hızlanmış ve nihayet Eylül 2012’de tamamlanarak hizmete açılmıştır. Bugün az sayıdaki inanç sahibi için dini amaçlarla da kullanılan katedral Kutaisi şehrinin simgesi olarak daha çok turistlerin hizmetindedir.

Katedralin gezenlerden isteyene yerel giysiler içindeki müzik grubu Kafkasların melodilerini sunarak hem geçimlerini sağlamakta, hem de turistlerin bilgi dağarcığına katkıda bulunmakta.

Bagradi Katedrali, Kutaisi’yi yukardan gören bir tepede. Kentin buradan görünümü harika.

Kutaisi’ye dönüp yorgunluk atmak için Sovyetler döneminde söyledikleri “suliko” adlı parçayla dünyaca ünlü olan 4 kızkardeşin heykelinin bulunduğu parkta oturuyoruz. Yerel rehberimiz Zura’ya basın dünyasıyla ilgili sorular soruyorum; Gürcülerin eğitimli olduklarını, çok okuduklarını, şiir kitaplarının ve romanların 510 bin basıldığını söylüyor ve ekliyor: “Türkiye’de Gürcistan için bilgi çok az, doğru bilgi daha az.”

Birkaç edebiyatçıyı saymasını istiyorum: “Galaktion Tabice, Titsian Tabidze, Paula Yaşvili, Ana Galankaze, Konstantinos Gamzagurdia, Kukla Leonitze, Zviad Konstantinesdze Gamsakhurdi” diyor.

“Mirza Gelovani ve Lado Asatiani’yi niye saymadın?” diyorum. Yüzüme şaşkın şaşkın bakıyor: “Onlar genç yaşlarda öldüler. Siz nereden biliyorsunuz.” “Söylediniz ya, genç yaşta öldükleri için…” İyice şaşırıyor Zura. “Sizin Ana Kalandadze, Otar Çiladze, Pridon Halvaşi, Ahmet Melaşvili ve Lia Çlaidze’niz de var; yazar, düşün adamı, Türkolog olarak…” diyecekken, vazgeçiyorum, iyice kafası karışmasın…

Ama sormadan da edemiyorum:

“Paraların üzerinde kimlerin fotoğrafları var?” “Bilimadamları, tarihçiler, şairler, yazarlar, güzel sanatçılar(?)” diyor Zura… Siyasetçilerin paralar üzerinde fotoğrafı yokmuş, Zura nedenini bilmiyor(!)

Yazı ve görseller: BRT Yayın Grubu Genel Yönetmeni Alâettin Bahçekapılı

 

 

reklam
YORUM YAZ