reklam
Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 98.455
DOLAR 5,3221
EURO 6,0478
ALTIN 219,60

Basın-İş Başkanı Eren:”Sendikalaşma azalıyor, bu demokratik değil”188 defa okundu

, kategorisinde, 10 Oca 2019 - 23:15 tarihinde yayınlandı
Basın-İş Başkanı Eren:”Sendikalaşma azalıyor, bu demokratik değil”
reklam

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle CHP Ataşehir İlçe Başkanlığı’nın bugün Ataşehir’de düzenlediği konferansa katılan DİSK’e bağlı Basın-İş Sendikası Genel Başkanı Faruk Eren, siyasal baskılar ve demokratik olmayan zihniyet nedeniyle hem işçi sınıfında, hem de basın emekçileri arasında sendikalaşma oranının giderek azaldığını belirterek; “bu umutsuz bir tablodur; ancak demokrasinin tam anlamıyla yerleşmesi için  umutsuzluğu aşarak mücadele ve dayanışma ruhuyla hareket etmek gerekmektedir” dedi.

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü etkinliğinin açılış konuşmasını CHP Ataşehir İlçe  Başkan Yardımcısı  Serpil Beşok yaptı. Sözlerine  “10 Ocak korku,  endişe ikliminin hüküm sürdüğü,  141 gazeteci ve medya çalışanının cezaevinde bulunduğu ülkemizde ancak çalışmak için canı pahasına mücadele eden gazetecilerin gününe dönüşmüştür”  diyerek başlayan Beşok sözlerini şöyle sürdürdü:

Serpil Beşok

” İçinde bulunduğumuz yüzyılın en temel insan haklarından olan haberleşme hakkı, haber alma yayma hakkı ve ifade özgürlüğünün en etkili aracı gazeteciliktir . Demokrasiye inanmış gazeteciler en özgür ortamda çalışabilirlerse doğru ve gerçek haberlerle kamuoyunu aydınlatma görevini üstlenirler. Şeffaf, hesap verebilir yönetim anlayışının oluşmasına ancak gazeteciler yardımcı olabilirler. Bu nedenle, zor koşullarda çalışan gazetecilerin gününü kutlama gereği duyduk.”

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle CHP Ataşehir İlçe Başkanlığı’nın düzenlediği etkinliğin  asıl konuşmacısı DİSK’e bağlı Basın-İş Sendikasının genel başkanı Fuat eren ise gazetecilere her dönemde baskılar yapıldığını ancak şimdiki iktidarın yönetime geldiği tarihten beri karşılaşılan baskıların bir benzerinin bulunmadığını ifade ederek şöyle dedi: “AKP önce  yasal yollarla, TMSF’yi kullanarak zor durumdaki gazetelere el koymaya başladı;  kendine yakın işadamlarına satın aldırmaya başladı veya  satın alamadığı grupları da güçle veya tehditle kendine biat etmeye zorladı. Örneğin benim çalıştığım Doğus Grubu’na ait  NTV’de AKP iktidara geldiğinden beri sürekli olarak  desteklendi.  Doğan Grubu  da bu iktidarı destekledi.  Desteklemekten vaz geçer gibi olduğu zaman  da ağır vergi cezalarıyla karşı karşıya kaldı.  15 Temmuz’dan sonra  OHAL döneminde Onlarca gazete, televizyon, haber ajansı, internet sitesi kapatıldı.  Şu anda medyanın %90’dan fazlası tamamen iktidarın kontrolündedir;  iktidarın yayın organı gibi çalışıyor bu gazeteler ,internet siteleri, televizyonlar.  Bir avuç, 2-3 bağımsız  gazete, iyi  televizyon  var; onların okuyucuya, televizyonların izleyiciye ulaşma olanakları çok az;  hem ekonomik olarak güçlü değiller, hem de çok yaygın okunmaları ya da dağıtılmaları bir şekilde engelleniyor. Örneğin biz şimdi büyük paralar bulsak,  etkili bir gazete çıkarsak, biliyoruz ki dağıtım şirketlerinin engellemesini aşamayacağız.  Türkiye’de bir dağıtım tekeli oluşmuş durumda;  bir dağıtım tekeli var;  o da iktidara yakın.”

Faruk Eren

Basın-İş Sendikası’nın başkanı Faruk Eren, daha sonra, çok sayıda gazetecinin davalarının bulunduğunu,  meslek örgütü olarak  vakitlerinin büyük çoğunluğunun adliyelerde geçtiğini;  kaç gazeteci hakkında kaç dava açılmış onun bile toplam sayısını bilemeyecek duruma gelindiğini ifade ederek şöyle dedi: “Sadece gazetelerde yapılan haberlerden değil,  sosyal medya paylaşımlarından da veya herhangi bir yerde açıkladıkları görüşlerinden dolayı da  gazeteciler hakkında davalar açılıyor. En çok açılan dava da Cumhurbaşkanına hakaret davası oluyor.  141 meslektaşımız şu anda içeride;  daha içeri girecek olanlar var.  Kimler var;  örneğin Cumhuriyet davası sonuçlandı oradan ağır hapis cezaları çıktı, eğer İstinaf Mahkemesi kararı onaylarsa Akın Atalay,  Murat Sabuncu tekrar cezaevine girecek.  Ahmet Şık’ın davası ne olacak bilmiyoruz;  şu anda milletvekili ama biliyorsunuz milletvekillerini de içeride yatırıyorlar; o bile tekrar içeri girebilir . Basın İş Sendikasının  yönetim kurulu üyesi Ayşe Özkan’ın aldığı ceza birbuçuk ay önce İstinaf Mahkemesi tarafından onaylandı;  ne zaman gelip kapısını çalarlarsa Ayşe toplanmış olan bavulunu alıp 1 yıl 5 ay  6 gün ceza çekmek üzere hapse gidecek. Benim hakkımda kaç dava  var ayıp olmasın diye söylemiyorum; ama muhtemelen Martta  bana da hapishane  yolu gözükecek.  Basın özgürlüğü açısından durum böyle ve bütün vatandaşlar gazetecilerin ne durumda olduğunu biliyor, farkında.  Gördüğünüz gibi karamsar bir tablo ile karşı karşıyayız.”

Basına bu baskıların gerçeklerin duyulmaması için yapıldığını, bugün Türkiye’de Çalışma Bakanlığı’nın verilerine göre 12 milyonun biraz üzerinde sigortalı işçi  bulunduğunu bunların sadece yüzde 10’unun sendikalı olduğunu,  gazeteciler arasında sendikaya üye olma olanağını bulanınsa daha az ,  ancak yüzde 8 olduğunu  ifade eden Eren sözlerini şöyle sürdürdü:

” Çok vahim bir tablo karşısındayız.  Yıllar içinde sendikalı işçi sayısının düştüğünü görüyoruz.  Niye böyle?  Birincisi küreselleşen dünyada sendikalaşmama sorunu yaşanıyor;  ama Türkiye’de özel durumlar  da var:  biri çalışma yaşamını çok ağır baskı altına alan askeri ihtilaller.  Bir de AKP’nin zihniyeti.  AKP insanları iyice sendikadan soğuttu; örgütlenmeyi  terör ile özdeşleştirdi.  Ayrıca sendikaların kendisinde de kötü  örnekler var.  Gazeteciler içinse durum genelden çok farklı olmamakla birlikte bazı özel nedenleri de var: Gazeteciler kendilerini işçi olarak görmüyor. Gazeteleri çıkaran sermaye gruplarının sendikalara karşı tutumu da gazetecilerin örgütlenmesini engelliyor; bütün bu nedenlerle bugün, örgütsüz, davalarla boğuşan, işsiz kaldığında yeni iş bulamayan, ücretleri giderek düşen bir meslek grubuyla karşı karşıyayız.” 

Serpil Beşok, Faruk Eren, Hakkı Altınkaynak, Nilgün Özdemir

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle CHP Ataşehir İlçe Başkanlığı’nın düzenlediği etkinlikte daha sonra, İlçe Başkanı Hakkı Altınkaynak, konuşmacı Eren’e günün anısına bir plaket sundu.  

Haber ve görseller: BRT Yayın Grubu Genel Yayın Yönetmeni Alâettin Bahçekapılı

reklam
YORUM YAZ