reklam
Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 98.455
DOLAR 5,3221
EURO 6,0478
ALTIN 219,60

Bartın’dan gelip Ataşehir’de sergi açtı, üzgün döndü…117 defa okundu

, , kategorisinde, 09 Oca 2019 - 10:09 tarihinde yayınlandı
Bartın’dan gelip Ataşehir’de sergi açtı, üzgün döndü…
reklam

O bir öğretmen. Elinde fırçası, beyninde aydınlık düşüncesiyle hem kendini varlamak, hem de sanatla yoğrulacak öğrenciler yetiştirmek için  gayret gösteren bir öğretmen. Tecer’in dizesini değiştirerek söylersek, “görmesek de, gitmesek de” “bizim” olan bir ilçede çevresine ışık saçıyor yıllar yılı: Bartın’da…

O bir öğretmen. Fırçasıyla paletindeki renkleri karıştırırken hayaller kuruyordur mutlaka… Yaşamak, yaşadığı dünyayı -belki de- değiştirmek, renklendirmek istiyordur; bunun için de erişebileceği, erişmek, ulaşmayı başarabileceği hayaller kuruyor; çünkü “insan hayal ettiği müddetçe yaşar”; biliyor bunu.

O bir öğretmen. “Fikri hür, vicdanı hür” öğretmenlerinden öğrendiklerini önce öğrencileriyle, sonra toplumla paylaşma, böylece hayallerini, ideallerini gerçekleştirme, kalıcı bir iz bırakma peşinde. Paletine boyaları sıkarken, fırçası elinde titrerken, renkleri tuale sürerken  kalbinden yükselen seslerin duyulmasını, görülmesini, etkilemesini istiyor. Bunun için renkleri harmanlıyor tualler üzerinde. Harman. Tam da onun rengi. Harmanın, buğday başaklarının rengini düşünün. Nedir? Sarı. Öğretmenimiz sarı rengi çok seviyor. Sarı yarım yuvarlaklarının güneşi temsil ettiğini düşünüyor. “Güneşten çok Ay’a yakışır bu renk, hele de gölge yapmıyorsa” demeye kalksanız, sanatçı duyarlılığıyla “öyle düşünmüyorum” diye direniyor…

O bir öğretmen.  Gazi Üniversitesi  Endüstriyel Sanatlar Eğitim Fakültesi  Bölümü mezunu. Halen Bartın’da öğretmenlik yapıyor. Tablolarında kadınlara daha çok yer veriyor; çünkü kadınlar daha güçlü, daha estetik ona göre. Resimlerinde Afrika esintileri belirgin. Bunu neden yapıyor? Çünkü Afrikalı kadınları daha yalın ve sade buluyor. Renklilikleriyle, sadelikleriyle yan yana ve dayanışma içinde bulunmalarını seviyor Afrikalı kadınların. Güçlükleri üzerinden farklarını yansıtmak istiyor. Resimlerinde arka fonda, tarihsel bir geçmişi de imlemeye çalışıyor; bütün dünyadaki kadınların ortak kültürünün olduğuna inanıyor; birazcık da umut aşılamak istiyor; özellikle ve yoğun olarak sarı kullanmasının nedeni bu; sarı çiçeğin birçok kişi için “beni affet” anlamı taşıdığına değil, “umut” olduğuna inanıyor.

O bir öğretmen. Tablolarında  bazı desenlerin üç boyutlu olduğunu görerek “boyayı bol sürmüşsünüz” diyenlere anında verilecek yanıtı var; “o zifttir. Bana ait bir teknik. Ziftle deseni oluşturuyor, sonra da boyalarda asıl renkleri, figürleri yaratıyorum. Bu bana özgü bir teknik.”

Şaka yollu “boyadan tasarruf etmişsiniz” denildiğinde, salonu çınlatacak bir kahkaha atıyor ve “devir tasarruf devri, sonuçta ben bir öğretmenim ve resim de karın doyurmuyor” diyor. “Karın doyurmayacağını” bilse de Ankara’da, Bartın’da ve Hatay’da kişisel sergiler açmış; pek çok karma sergiye katılmış. “İstanbul’da ilk serginizi neden Ataşehir’de açtınız?” diye soracak olduğumuzda; “Burasının İstanbul’un kültür merkezlerinden biri olduğunu düşünüyorum. Ancak serginin duyurusu yeterince yapılmadı herhalde ki, 50’den fazla tablomun bir hafta boyunca sergilendiği  Cemal Süreya Sergi Salonu’nda çok sayıda Ataşehirliyi göremedim. Oysa Ataşehirlilerin sanatsever olduğunu düşünüyorum. Bir yerde bir eksiklik var ki, daha çok kapıdan bakıp dönüldü…”

O bir öğretmen. Kendi deyimiyle “taşrada yaşayan” bir öğretmen. Dost, arkadaş çevresi, öğrencileri oralarda. Burada kendini yabancı duyumsadı. Sözlerine çokça da dökmese, gözlerinden sezdik bunu.

Sessizce geldi Ataşehir’e, sessizce döndü  20 yıldan beri resim ve teknolojik tasarım derslerine girdiği öğrencilerinin yanına, Bartın’a.

O bir öğretmen. O, Ressam Firüzan Özen. Ataşehir Belediyesi’nin kültür hizmetleri kapsamında 3 Ocak ile 9 Ocak arasında  Cemal Süreya Sergi Salonu’nda 50 yapıtıyla sizleri bekledi.

Güle güle öğretmenim. Kusura bakma.

 

Yazı ve görseller: BRT Yayın Grubu Genel Yönetmeni Alâettin Bahçekapılı

reklam
YORUM YAZ