reklam
Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 92.542
DOLAR 5,3155
EURO 6,0689
ALTIN 212,87

Refik Durbaş toprakla buluşturuldu245 defa okundu

, kategorisinde, 02 Ara 2018 - 14:58 tarihinde yayınlandı
Refik Durbaş toprakla buluşturuldu

Önceki gece saat 23.30 sıralarında tedavi görmekte olduğu hastanede vefat eden Şair, yazar, gazeteci Refik Durbaş (74), bugün öğleyin İstanbul Erenköy’deki Galippaşa Camisi’nde yapılan dini törenin ardından Ümraniye-Hekimbaşı, Kocatepe Mezarlığı’nda toprakla buluşturuldu. Yazın dünyasından  çok sayıda şair ve yazarın katıldığı törende taziyeleri Durbaş’ın eşi Bilge Durbaş kabul etti. Törene CHP Genel Sekreteri Akif Hamza Çebi  ile eski İstanbul Milletvekili Kadir Gökmen Öğüt ile  eski Kültür Bakanı Ertuğrul Günay   da katıldı.

 

-Erenköy Galippaşa Camisi’ndeki dini törene, aralarında  Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay  Olcayto, yazar Atilla Dorsay, şair Yaşar Miraç, şair Mustafa Ruhi Şirin, Prof. Dr. Metin Sözen, yazar Eray Canberk, Prof. Dr. Cevat Çapan, Kadir İncesu, şairler Seyyit Nezir, Zeki K. Ergin, Aydın Ilgaz, İhsan Tevfik, Oktay Akıncı’nın da bulunduğu kültür ve sanat dünyasının ünlüleri katıldı. Dini törenin ardından omuzlar üstüne alınan Refik Durbaş’ın tabutu, cenaze arabasına konulduktan sonra Kocatepe Mezarlığı’na götürülerek toprağa verildi.

-Galippaşa Camisi’ndeki dini törene katılanlardan BRT Yayın Grubu Genel Yönetmeni Alâettin Bahçekapılı’nın mikrofonuna konuşan  CHP Genel Sekreteri Akif Hamza Çebi şunları söyledi:

” Refik Durbaş çok değerli bir şairimizdi.  Hayatımızda onun şiirlerinin çok yeri vardır.  Duygu denildiğinde aklımıza gelen ilk şairlerden biridir. İkinci yeni ile başlamıştır sonra şiiri başka taraflara evrildi. Takip ettiğim şairlerden biriydi. Güzel bir insan,  örnek bir insan,  iyi bir şairdi.  Allah rahmet etsin.”

Cevat Çapan

Prof. Dr. Cevat Çapan “Refik,  gerçekten iyi bir şairdi:  Arkadaş olmak, kardeş olmak bizim için büyük bir mutluluktu;  bu yüzden onu kaybetmenin acısı da büyük.  Gerçekten bu ülkenin yetiştirdiği en güzel insanlardan biriydi:  Bu ülkeyi onun kadar iyi tanıyan,  ülkenin insanlarını içselleştirmiş,  tanımış,  çırağından,  çay ocağı işçilerine kadar onları yakın bulmuş,  içselleştirerek onları şiire katan,  onlar hakkında yazan çok güzel bir insandı. O yüzden biz kardeşimizi kaybettik. Yaşar Kemal’in dediği gibi ‘O güzel insanlar, o güzelim atlara binip gittiler’, gidiyorlar. Toprağı bol olsun” diyerek anarken, Şair Yaşar Miraç, Refik Durbaş hakkında şu değerlendirmeyi yaptı:

Yaşar Miraç

” Türk şiirinin en önemli, en özgün ozanlarından biri, gerçek ozanlarından biriydi Refik Durbaş. Türkiye’nin başı sağ olsun.  Biz halk çocuklarıyız:  Refik ’60’lı yıllarda bence Türk şiirinin halklaşmasında en önemli katkıyı sağlamış olan şairdir.  Sonuna kadar da onurlu bir şekilde bu tavrını sürdürmüştür.  Alçakgönüllülük onun için aslında gerçek ustalıktı,  bazıları gibi artistlik yapmadı hiçbir zaman.  Bence Türk şiirine büyük katkıları oldu,  hakkının yendiğini düşünüyorum.  Örneğin kitap fuarlarında onur şairi olabilirdi;  hele bu yıl mutlaka onur şairi olmalıydı. İzmir’le ne ilgisi varsa, oradaki fuarda onur şairi olarak ilan edildi,  ömrünü geçirdiği,  şiire damga vurduğu yer olan İstanbul’da bu unvan ondan esirgendi ne yazıkki.  Yazın dünyamızda halktan gelmenin getirdiği bir ötekileştirme ile karşı karşıyayız:  Halk çocukları  yazın dünyasındaki savaşımlarına eksi puanla başlıyorlar;  halk çocukları, halktan gelenler hep dışta tutulmaya çalışılıyor, bu anlayışı sanatıyla şiiriyle yıkan adamlardan biriydi Refik Durbaş.  Özetle Refik, yazın dünyasında hak ettiği biçimde yer almadı,  onu protokolde bir figür olarak kabul ettiler.  Kendini elit, entel,  aydın sayan bir kesim bunu hep yapıyor, her şey onların elindeymiş gibi davranıyor,  istediği kişileri daha öne çıkarıyor,  istemediklerini ötekileştirmeye,  köşeye itmeye çalışıyor ve hâlâ Vefa Fatih’te bir semt olarak biliniyor. Çok üzgünüm. ”

Eray Canberk ise duygularını şöyle açıkladı:

Eray Canberk

“Refik benim çok iyi bir arkadaşımdı o açıdan hem arkadaşımı kaybettim hem de iyi bir şairi kaybettim.  Taa baştan beri şiirinde öne çıkan  bir yön vardı. İzmir’deki verimlerinde bile bunu göstermişti,  ilk yayınlanan şiirlerinde bile.  Onlardan beri çizgisini korudu ama  geliştirdi. Bütün bunların dışında onun o insancıl yönü bir anlamda memleketçi yönü,  Anadolu insanının özelliklerini taşıması ama bunları şehre uyarlayabilmesi…  Şiirine hep yansımıştır.  Ö açıdan da çok dikkate değer bir şairdir bence. Işıklar içinde yatsın.”

74 yaşında aramızdan ayrılan Refik Durbaş’ın İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ndeki arkadaşlarından Hasan Türker  de o günlere yolculuk yaparak anılarını şöyle dile getirdi:

Hasan Türker

” Üniversiteye geldiğinde bir Anadolu insanı  olduğu belli bir delikanlıydı.  Bölümümüzde Anadolu’dan gelen başka arkadaşlarımız da vardı:  Her Anadolu insanı gibi,  gerçekten cana yakın, içten,  sevgi dolu bir insandı.  Okulun gezileri olurdu,  özellikle 27 Mayıs’ta okulumuzun gezisi  olurdu,  birlikte katılırdık:  Ahmet Caferoğlu, Muharrem Ergin,  Faruk Akgün,  Ali Nihat Tarlan hocalarımızdı.  Müzisyen-araştırmacı Mehmet Özbek  arkadaşlarımız arasındaydı, güzel günlerimiz geçti,  onların hatıralarını hâlâ yaşıyorum.  Okulda iken şiir yazdığını biliyorduk. Hapishanemde Ayışığı’nın ilk denemelerini hatırlıyorum.  1968 boykot dönemine girmeden mevzun olan bir kuşağız.  Fransa’da başlayan öğrenci boykotları Türkiye’ye de yansıdı.  Orada o kuşağın değerlendirildiğini; ama bizim ülkede 68 kuşağından  asla yararlanılmadığını,  hatta çokça mağdur edildiğini,  yazık edildiğini görüyoruz.  68 kuşağının o dönemde dile getirdiği istekler Avrupa’da yerine getirildiği gibi bizde de yerine getirmiş olsaydı bugün başka bir Türkiye’de yaşıyor olacaktık.”

-Erenköy  Galippaşa Camisi’ndeki törenin ardından yazın dünyamızın özgün sesi, kendi yolunu çizen şair Refik Durbaş, Ümraniye’deki Hekimbaşı-Kocatepe Mezarlığı’nda toprağa verildi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Haber ve görseller: BRT Yayın Grubu Genel Yönetmeni Alâettin Bahçekapılı

 

 

 

 

 

 

 

reklam
YORUM YAZ
1 YORUM
  • Ikbal KaynarCevapla

    Elinize,yüreğinize sağlık Alaettin Bey,ne güzel vefa örneği vermissiniz güzel ustaya.Biz çıraklar ustanın yolundan gitmeye devam edelim yeter…Tekrar teşekkürler…

    Ara 02, 2018 21:55