reklam
Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 92.755
DOLAR 5,2977
EURO 6,0538
ALTIN 212,17

Bütün yurtta kadınlar sokaklarda…357 defa okundu

, kategorisinde, 25 Kas 2018 - 17:19 tarihinde yayınlandı
Bütün yurtta kadınlar sokaklarda…

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü nedeniyle bugün yurdun birçok yerinde kadınlar sokağa çıktı.

İstanbul’da 25 Kasım Kadın Platformu öncülüğünde kadınlar, Taksim’i her sene olduğu gibi bu yıl da mora boyamaya hazırlanıyor. “Erkek şiddetine bahane çok. Susmaya, haklarımızdan vazgeçmeye niyetimiz yok” sloganının yazılı olduğu pankart etrafında saat 17.00’de Tünel’de bir araya gelecek kadınlar Galatasaray Meydanı’na yürüyecek. Kadınlar “Değiştirmek ancak birlikte mümkün. Gelin birlikte değiştirelim” çağrısı yaparak tüm kadınları bir araya gelmeye çağırdı.

 

Kadınlar Farkındalık İçin Örgülerle Otobüs Süsledi, Sokaklarda Gezdi

Kadınlar Farkındalık İçin Örgülerle Otobüs Süsledi, Sokaklarda Gezdi

İstanbul Bahçelievler Kadın Meclisi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü kapsamında farkındalık oluşturmak adına kendi el emekleriyle ördükleri örgülerle bir otobüsü giydirip sokaklarda gezdi. Trafikteki vatandaşlar, örgüyle giydirilen otobüsü görünce şaşkınlığını gizleyemedi.
İstanbul Bahçelievler Kadın Meclisi tarafından 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla ilginç bir etkilik düzenlendi. Kendi el emekleriyle ördükleri örgülerle bir otobüsü giydiren kadınlar, mesaj vermek için sokaklarda gezdi. İçinde kadınların bulunduğu otobüs görenlerden olumlu tepkiler aldı. Otobüsü görünce şaşkınlığını gizleyemeyen vatandaşlar, araçlarından destek amacıyla el salladı. Kimi vatandaşlar ise cep telefonuna sarılarak renkli otobüsü kaydetti.
Yaşanan şiddet olaylarının artık son bulması temennisinde bulunan Kadın Meclisi Başkanı Fatma Çınar, farkındalık için bunu yaptıklarını belirterek, “Biz bugünü kutlamak için burada değiliz. Kadınların çok güçlü olduğunu göstermek için buradayız. Kadınlara kalkan ellere karşıyız, şiddete karşıyız. Kadınlarımız bugün burada avukat, doktor bütün kadınlar çocuklarıyla birlikte buradalar. Şiddetin bir insanlık suçu olduğunu ve insanlık ayıbı olduğunu insanlara göstermek için buradayız. İnşallah sesimiz duyulur, inşallah kadınların canı yanmaz. Biz bu fikri kadın el emeği ve kadının ne kadar güçlü olduğunu, kadınların ne kadar birlik beraberlik içinde olduğunu göstermek için yaptık. Renkte uluslararası bir renk olduğu için turuncuyu seçtik. Vatandaşlardan çok olumlu tepkiler aldık” dedi.
Doktor Huriye Karagil de şiddete dur demesi gerektiğini vurgulayarak, “Bugün kadına şiddete hayır demek için biz kadınlar toplandık. Her türlü meslek grubundan kadınlar olarak toplandık. Ben bir doktor olarak bunu özelikle ifade etmek istiyorum; maalesef her gün karşılaşıyorum. Çok acı şeyler yaşıyoruz, çok büyük üzüntüler duyuyoruz. Lütfen kadına şiddete dur diyelim. Kadın geliyor her yeri kesik, yüzü mor ve karnında bir bebek var. Ne diyor biliyor musunuz? ‘Bebeğime bakın sonra bana bakın’ diyor. Anne çünkü. Kadına önem verelim, kadınsız dünya olmaz. Erkelerden, kadınlardan destek bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

‘Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü’nde kadınlar sokakta

Ülke genelinde ‘Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü’ dolayısıyla etkinlikler düzenlenirken, Sıvas’ta da kadınlar sokağa indi.

SİVAS

Sivas’ta da bazı kadın dernekleri, kadına şiddete tepki göstermek için sokağa indi. Sıvaslı kadın dernekleri, Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’na çelenk sunduktan sonra, şiddete uğrayarak yaşamını yitiren kadınların fotoğraflarını ve çeşitli dövizleri taşıdılar,  şiddet olaylarının son bulması için  çağrı yaptılar.

HOPA’DA DA KADINLAR MEYDANLARA İNDİ.

Kadına şiddete karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde Hopa’lı  Kadınlar meydanlara indi.

Hayati Akbaş

HOPA-Uluslararası Dünya Kadına Şiddete Mücadele günü etkinlikleri kapsamında ilk önce Kemalpaşa meydanında Basın açıklaması yapan kadınlar daha sonra Kemalpaşa’dan Hopa’ya kadar araç konvoyu kurarak geldiler. Hopa Belediye parkına gelen kadınlar, burada şarkılar söylediler ve “Dünya yerinden oynar kadınlar özgür olsa”, “Kadınlar birlikte güçlü” sloganlarıyla horon oynayan kadınlar sonrasında yürüyüşe geçti.

Yürüyüş sonrası Hopa meydanında Hopalı Kadınlar adına basın açıklamasını Nurcan Vayiç okudu. “Hopa’dan sözümüz, sesimiz, kahkahamız, çığlığımız, isyanımız olsun diye buradayız…” diyerek söze başlayan Nurcan Vayiç açıklamasında: “Sokaklar, işyerleri, okullar, evler… Tüm yaşam alanlarımız şiddetin kol gezdiği, şiddetin şekillendirdiği, bir uslandırma aracına dönüştürüldüğü alanlar haline getirilmeye çalışılıyor. Şiddet sarmalı gücü yettiği her şeye karşıdır. Kadına, çocuğa, doğaya, hayvanlara, canlı cansız tüm varlıklara…

Hayatı birbirimizin gözünden görmeyi bilen kadınlar olarak, birbirinin sesini duymaya açık kadınlar olarak gelin yan yana itiraz edelim. Sokaklar da, hayatımız da, emeğimiz de, bedenimiz de, kararlarımız da bizim. Kimsenin, hiçbir erkeğin, ailenin, onları koruyan sistemin hayatı bize veya bir başka kadına zehir etmesine izin vermeyelim. Her gün kadınların öldürüldüğü, şiddete uğradığı, şiddete sessiz kalmak zorunda bırakıldığı, cinsel şiddetin hasıraltı edildiği, cinayetin intihar gibi gösterildiği, ‘aman kadınların fazla hakkı olmasın, sonra itaat etmezler’ denildiği bu hale mecbur değiliz. Bunu değiştirmek ise ancak birlikte mümkün. Birlikte güçlüyüz birlikte değiştirebiliriz…

Evet; kadınların, bedenleri ve hayatlarıyla da somut olarak hedefe konduğu bu süreçte, erkekler kadınlara yönelik sistematik şiddetin “hoş görülen ve desteklenen tetikçileri” haline geliyorlar, yeni cinsiyet rejiminde onlara da ekstra “görevler” biçiliyor.

İktidar, her kesimden kadına nasıl bir hayat yaşayacağını emrediyor. Bu konuda Diyanet İşleri Başkanlığına özel bir rol biçiyor. Kadın erkek eşitliğine İnanmadığını her defasında yineleyen iktidar, tüm toplumsal meselelere dinsel söylemlerle, cinsiyetçi politikalarla yaklaşıyor. “Fıtrat” söylemleriyle kadını erkeğe tabi ikincil pozisyonda, “kutsal annelik “görevinden ibaret bir varlık olarak İfade ediyor. Kadına  her defasında yerini ,yani şiddet mağduru olmasını önemsemeyip ,evinin kadını ,çocuklarının annesi olarak  gösteriyor.. İstatistiklere göre öldürülen kadınların çoğu, yaşayabilmek için boşanmak isteyen kadınlardır. Koruma sağlanamayan, karakollardan evine dön denilen kadınlardır.

Kadın erkek eşitsizliğine inanan anlayış, yargıyı, hakimlerin inisiyatif penceresini de süslüyor ve çıkan manzara mahkeme kararlarını belirliyor. *Musallat olduğu hamile kadını boğarak öldürüp ‘ mahkemede kravat taktığı için ‘ iyi hal indirimi alan var. En temel kadın ve çocuk haklarını pervasızca çiğneyip dini dayanaklarla yeni bir toplum yapısı dayatmaya çalışan iktidar; “İslam böyle emreder” diye diye erken yaşta evlilikleri, aile içi cinsel suçları, tacizleri, istismarları aklayan yasalar çıkarmak için elinden gelen tüm çabayı sarf etmektedir.

Çocuk yaşta evliliklerin önünü açacak olan “Müftülüklere resmi nikâh yetkisinin” verilmesi bir gecede apar topar “isteseniz de istemeseniz de geçecek” denilerek yürürlüğe girdi. MEB’in sorumlu olduğu kreşler Diyanetin eline bırakılıyor. Aileler yoksulluktan çocuklarını tarikat ve cemaatlerin yurtlarına göndermeye zorlanıyor. Yine diyanetin internet sitesinde erkekler için 12 yaşında kız çocukları için 9 yaşında evlenebilir açıklaması yayınlandı Çocukları ‘çocuk’ olarak görmeyen, giderek artan çocuk istismarı uygulamalarına karşı tek kelime etmeyen, her fırsatta çözümü idam, hadım, zina üçgeninde tartışmaya çalışan DİYANET KAPATILSIN!

Krizle birlikte artan yoksulluk kadınlara daha fazla şiddet olarak dönüyor. Kadınlar artan yoksulluk, açlık, göç ve insan ticaretiyle karşı karşıya. Kadınların sırtındaki ev ve bakım yükleri giderek artıyor, kadınlar daha da bağımlı hale getiriliyor. Yoksulluğu kontrol altına almaya, yoksulluk nedeniyle yaşanabilecek patlamalara, aileyi ayakta tutarak engel olmaya çalışan hükümet, kadınların haklarına göz dikiyor; çocuk yaşta evlilikler özendiriliyor, kolaylaştırılıyor, nafaka hakkı gasp edilmek isteniyor, boşanmalar zorlaştırılmaya çalışılıyor, şiddet meşrulaştırılıyor.

Rakamlar, kadınların karşı karşıya olduğu durumu daha net biçimde gözler önüne seriyor.

  • 2018’in ilk 10 ayında 329 kadın öldürüldü
    • 2018’in ilk 8 ayında en az 870 kadın erkek şiddetine maruz kaldı. 342 kadın tecavüze uğradı.
    • Kadın cinayetleri 14 yılda 4 kat arttı.
  • 279 çocuk istismara maruz kaldı.
    • Boşanan kadınların yüzde 36.4’ü erkek şiddeti nedeniyle boşanıyor.
    • Her 10 kişiden 3’ünün sosyal güvenceden yoksun olduğu Türkiye’de, kadınların yüzde 44’ünün hiçbir güvencesi yok.
    • Kadın işsizlik oranı yüzde 14.6, genç kadın işsizliği ise yüzde 25.6.
    • Kadınların yüzde 43.4’ü kayıt dışı çalışıyor.
    • Kadınların çalışma hayatındaki en önemli üç sorunu: Düşük ücret, işsizlik, sigortasız çalıştırılma.
    • Kadınların yüzde 23.2’si işe alım sürecinde ayrımcılık yaşıyor!
    • Kadınların yüzde 92’si sendikasız çalışıyor.
    • Kadınlar erkeklerden yüzde 17.8 daha düşük ücret alıyor.

İşte bu tablo karşısında bugün şiddete karşı mücadele etmek aynı zamanda yoksulluğa, sömürüye ve krizin faturasını ödemeye karşı mücadele etmek demektir.

Yoksulluğun, sömürünün ve şiddetin karşısında, haklarımızı öğrenmeyi, haklarımıza ve hayatlarımıza sahip çıkmayı, birlikte öğrenmeyi, birlikte güçlenmeyi istemeli, bunun yol ve yöntemlerini hep birlikte geliştirebilmeliyiz.

Bugün daha açık görülüyor ki, kadınların kendi hayatları üzerinde her türlü şiddetten uzak olarak karar verebilme mücadelesi daha görünür hale geldi. Biz kadınlar, ne yaşadığımızı, nasıl yaşadığımızı, şiddeti, yoksulluğu, işsizliği ve güvencesizliği çok iyi tanıyoruz. Hayatlarımıza göz dikenleri, karanlıklar giyip ölmemizi isteyenleri çok iyi tanıyoruz. Sesimize bile tahammül edemeyenleri çok iyi tanıyoruz. Kadına, çocuğa doğaya, hayvanlara canlı cansız tüm varlıklara karşı şiddetin kaynağını tek başına şiddeti uygulayan erkeğe yüklemiyoruz. Biz yine çok iyi biliyoruz ki erkek egemen anlayışın, kadın erkek eşitsizliğine inanan anlayışın devamcısı olan iktidar, şiddetin boyutlarının sorumlusudur. Bu yüzden kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri, çocuk istismarları artışlarının kaynağı politiktir.

Bu memleket gericilikten, erkek egemen kadın ve çocuk düşmanı politikalardan beslenenlerin değildir. Bu memleket kadınların, çocukların, eşit, özgür, adil bir dünya isteyen insanların memleketidir.

Hem kadın, hem sorgulayan hem de emekçiyseniz işiniz zor. İktidarın sorgulayana, erkeklerin kadınlara, sermayenin emeğe saldırısı, çok daha pervasızdır.

Kız kardeşlerim! Sesimi duyun. Başka bir dünyayı kurmak ancak birlikte mümkün. İki seçeneğimiz yok. Tek bir seçeneğimiz var, ya özgür yarınları inşa edeceğiz, ya da özgür yarınları inşa edeceğiz…” ifadelerini kullandı.

 

reklam
YORUM YAZ