reklam
Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 93.616
DOLAR 5,3338
EURO 6,0913
ALTIN 209,50
maltepe escort side escort konya escort maltepeelektrikariza.com kartal escort maltepe escort kartal escort kartal escort alanya escort tuzla escort pendik escort kadikoy escort http://www.gncsesli.com http://www.paligny.com

“Uzun sürse de gece, gün bize gülecektir”…102 defa okundu

kategorisinde, 07 Haz 2018 - 17:17 tarihinde yayınlandı
“Uzun sürse de gece, gün bize gülecektir”…

  Hoşgeldiniz,

   Yüzyıllardan beri insanlar arasında anlaşmanın, birlikte yaşamanın baş koşulu konuşmak-tır. Hepimiz için büyük bir gereksinme konuşmak. Duygu ve düşüncelerimizi başkalarına aktarmanın, karşımızdakinden bir şeyler öğrenebilmenin, ona bir şeyler öğretebilmenin yolu konuşmaktan geçer.

     Konuşmak, ama nasıl?

     Sağlıklı konuşmak! Sağlıklı bir konuşmada da insanın, önyargısız olması, söyleyeceklerini akıl süzgecinden geçirerek ortaya koyması gerekiyor. Önyargılarla başlanmış, düşüncenin süzgecinden geçmemiş, belli kalıplara sıkışmış konuşmalara gerçek anlamda konuşma denilemez. Kavga denir. Tartışma da değildir bu tür konuşmalar.

     İnsanların anlaşması için, birbirleriyle konuşmaları, birbir-leriyle iletişim kurmaları gerekir.  Ancak konuşmanın önyargı-larla sakatlanmaması da gerekir.

     Acaba bazı insanlar neden önyargılarla hareket ederler? Önyargıların doğum nedenleri nedir?

     Önyargıların nedenleri çok: Yaş, çarpık eğitim, özgürlüksüz bir ortam, üzerinde durulmamış alışkanlıklar, kulaktan dolma bilgiler, sürü içgüdüsüyle davranma, beyin uyuşukluğu içinde düşünmeme… vb.

    Önyargılarla davranan insanda, sıradan, götürü, yalınkat yargılar hızla bollaşır. İnsanın konserve düşünceleri yutma oburluğu, önyargıyı ve başkasının kafasıyla düşünme hastalığını sürgit besler. Kafası önyargılarla dolu bir insanın görüş açısı dardır. Bundan dolayı, her şeye uyar gider, uy gitsincidir, ayrıca acımasızdır, beyin özgürlüğünü yitirmiştir. Saplantıların etkisinde olduğundan saldırgandır da. Taşlaşmış kafası öylesine koşullanmıştır ki, henüz ulaşılamamış doğrulara karşı, körü körüne inandığı boş inançları inatla savunur. Onca, varsa yoksa doğru O’dur. Toptancı yargıların kölesidir. Bu nedenle de bütün üzerinde tasarrufa kalkar bilmeden.

        Önyargılı insan, basmakalıp, hazır çözümlerle yetindiğinden, beyni özgürlük ve yaratıcılığını yitirmiştir. Darkafalılık has-talığı, insanı insan yapan beyin dediğimiz harika organın önyargılarla dolup kokuşması demektir. Böyle bir kafa ne ışık saçar, ne de ışık geçirir. Karşı düşünceleri hırçınlıkla geri çevirir, o kadar.

     Nereden de geldi aklıma bu konu… bilmiyorum! “Çaresiz geliyor” işte aklıma! Oysa, Bertolt Brecht’in “uzun sürse de gece, gün bize gülecektir.” sözü üzerine yazacaktım. Neyse…

    Ramazan Bayramı’nız kutlu olsun. 24 Haziran’da oy vermeyi unutmayın. Hoşbulduk.

reklam
YORUM YAZ